BİLİM VE TEKNOLOJİ

BİLİM VE TEKNOLOJİ Haberleri

Yeşilay uyardı: Oyun bağımlılığı saldırganlığı tetikleyebilir!

Yeşilay uyardı: Oyun bağımlılığı saldırganlığı tetikleyebilir!

Yeşilay uyardı: Oyun bağımlılığı saldırganlığı tetikleyebilir!

Araştırmalar, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, riskin özellikle ergenlerde daha yüksek olduğunu kaydetti.

İSTANBUL (İGFA) - Dijital oyunlar eğlence ve sosyal etkileşim açısından önemli fırsatlar sunsa da, aşırı ve kontrolsüz kullanımın ciddi davranışsal ve duygusal sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.

Uzmanlara göre oyun oynama bozukluğu; bireyin oyun üzerindeki kontrolünü kaybetmesi, oyunu hayatının merkezine koyması ve olumsuz sonuçlara rağmen sürdürmesiyle tanımlanıyor.

Yapılan akademik çalışmalar, oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasında dikkat çekici bir bağ olduğunu ortaya koyuyor. Oyun sırasında yaşanan kayıplar, engellenme ve başarısızlık hissi öfkeyi tetiklerken, uzun süreli oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise saldırgan davranışlara zemin hazırlıyor.

Araştırmalar, riskin özellikle 13-17 yaş arası ergenlerde daha yüksek olduğunu gösteriyor. Şiddet içerikli oyunların sözel ve fiziksel saldırganlıkla ilişkili olduğu belirlenirken, empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı ifade ediliyor. Ayrıca yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği vurgulanıyor.

Farklı ülkelerde yapılan çalışmalar da benzer sonuçlara işaret ediyor. Araştırmalar, oyun bağımlılığının saldırganlık, dürtüsellik ve psikolojik sorunlarla birlikte artabileceğini ortaya koyarken; bu durumun siber zorbalık gibi dijital davranışlara da yansıyabildiği belirtiliyor.

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Dr. İlyas Kaya, online oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkinin tek yönlü olmadığını belirterek, “Bu ilişki karşılıklı ve çok boyutlu bir yapıya sahip. Bireysel özellikler, duygusal düzenleme becerileri ve çevresel faktörler bu süreci doğrudan etkiliyor” dedi. Düşük özgüven, duygusal dengesizlik ve yüksek dürtüselliğin risk faktörleri arasında yer aldığını ifade eden Kaya, oyunların bazı bireyler için bir kaçış yöntemi haline gelebildiğini ancak bunun öfke ve stresin daha da artmasına neden olabileceğini söyledi.

Aile faktörlerinin önemine de dikkat çeken Kaya, sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve güçlü sosyal bağların koruyucu rol oynadığını vurguladı.

Uzmanlar, özellikle ergenlik döneminde oyun kullanımına sınır getirilmesi, farkındalığın artırılması ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.



Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi