Tarih: 05.02.2026 10:31

İzmir’de depreme ve tsunamiye karşı sürdürülebilir kent planlaması

Facebook Twitter Linked-in

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapı stoku incelemeleri, zemin etütleri ve tsunami risk haritalarıyla kenti daha güvenli ve dirençli hâle getirmeyi hedefliyor. Deprem Master Planı kapsamında riskler bilimsel verilerle belirleniyor.

İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, yalnızca depremlerde oluşabilecek hasarları azaltmayı değil; kentin yaşam kalitesini yükselten, doğayla uyumlu ve uzun vadede sürdürülebilir dirençli kent modeli oluşturmayı amaçlıyor.

Bu kapsamda Bayraklı ve Bornova'da 96 bin, Karşıyaka'da ise 22 bin 500 yapının ön incelemesi tamamlandı. İnşaat mühendislerinden oluşan uzman ekipler, binaların olası depremdeki davranışlarını tespit etmek için iki aşamalı yöntemle saha çalışmaları yürüttü.

Bornova'da mikrobölgeleme çalışmaları tamamlanırken, Karşıyaka'da 2 bin hektarlık alanda zemin sondajları sürüyor. Projede bugüne kadar 60 sondaj kuyusu açılarak 7 bin metrelik numune alındı ve detaylı analizler için laboratuvara gönderildi. Jeoloji mühendisi Kıvanç Sözen, bu verilerin yalnızca afet risklerinin belirlenmesinde değil, kentsel dönüşüm ve sağlıklı kent planlamasında da temel oluşturacağını vurguladı.

İzmir, Depremsellik ve Tsunami Araştırması kapsamında ODTÜ, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile iş birliği yapıyor. 600 kilometrelik kıyı şeridi için oluşturulan tsunami risk haritaları ve olası senaryolar, kentin kıyı ilçelerinde tahliye ve hazırlık planlarının temelini oluşturacak.

Ayrıca İzmir'in 30 ilçesinde heyelan ve zemin riskleri haritalandı, aktif fay hatları paleosismoloji yöntemleriyle incelendi.

Deprem Master Planı hazırlıkları, bu veriler ışığında bilimsel ve toplum temelli yaklaşımla yürütülüyor. Plan, güvenli kent planlaması ve çoklu krizlere dirençli belediyecilik vizyonu doğrultusunda 8 ana başlıkta ilerliyor. AFAD koordinasyonunda belirlenen 71 barınma ve 2 bin 425 toplanma alanı için altyapı ve üstyapı iyileştirmeleri devam ediyor. Tüm çalışmalar Coğrafi Bilgi Sistemi üzerinden dijital ortama aktarılıyor, alanların kapasite ve erişilebilirliği düzenleniyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —